yuvam38 anaokulu
     hürriyet haber
     takvim
     haber saati
     spor
     yuvam38 anaokulu radyosu
     hava durumu
     son dakika
     tatil deyiz
     Sayaç
     yuvam38 anaokulu
     e devletim
     havadurumu
     son deprem
     türkiye
     yuvam38hizmetlerim
     atatürk slayt
     oyun
     haber
     atatürk diyorki
     yuvam38 oyun
     yuvam38 anaokulu cocuk sağlığı
     yuvam38 bayraklarımız
     tarihte bugün
     yuvam38 müzik
     yuvam38 anaokulu spor
     finans
     günün sözü
     istanbul resimleri
     yuvam38 anaokulu oyun
     yuvam38sinema
     haber yuvam38
     havadurumu1
     hürriyet son dakika
     hürriyet yazarları
     hürriyet spor haberleri
     hürriyet ekonomi
     hürriyet sinema
     hürriyet kitab
     hürriyet sinema rehberi
     yazarlarımız
     yuvam38 hürriyet
     günlük gazeteler
     beşiktaş
     şiir
     haber vakti
     haber3
     kral fm
     ziyaretci
     yanan yazı
     haber alemi
     milliyet son dakika
     haber7
     beslenme
     yemek listesi
     kreşimiz
     kreşimize başlarken
     faydalı bilgiler
     cocukta gelişme aşamaları
     cocukta disiplin
     beslenme alışkanlığı
     beslenme sorunları
     üstün zekalı çocuklar
     hiberaktive bozukluğu
     oyun çeşitleri
     çocuk resimlerine doğru bakmak
     yuvam38 anaokulu amacımız
     türkiyem
     okul cağında çocuk bakımı
     çocuklarda davranış bozukluğu
     çocuklarda geniz bozukluğu
     çocuklarda altına kacırma
     çocuklarda küfür olayı
     çocuklarda iştah
     referanslarımız
     mavi çocuk
     Yeni sayfanın başlığı
     hamilelik dönemi
     ikizler hamilelik
     beslenmeyi red ediyorsa
     barış manco
     yemek yeme bozukluğu
     organik tarım



yuvam38 - hiberaktive bozukluğu


Faydalı Bilgiler Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu çocuğun yaş ve gelişim düzeyine uygun olmayan aşırı hareketlilik ve dikkat eksikliği ile kendini gösteren bir uyum ve davranış bozukluğudur. Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) aşırı hareketlilik, kısa dikkat süresi ve ataklıkla (yetersiz dürtü kontrolü) karakterize bir bozukluktur. DEHB çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları bölümlerine yapılan başvuruların en sık nedenlerinden biridir. Okul öncesi çocuklukta başlayıp yetişkin yaşamda da değişik bulgularla seyredebilen süreğen bir bozukluktur. Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Durumu Nedir ? Dikkat eksikliği ve hiperaktivite durumu adından da anlaşılacağı gibi çocuklarda genellikle doğumdan beri var olan ve özellikle 3-4 yaşlarından itibaren fark edilen, yaşıtlarına ve gelişimsel dönemine kıyasla çok aşırı hareketlilik, yerinde duramama ve kıpır kıpır olma durumu ile birlikte, dikkatin çok çabuk dağılması, dikkatini uzun süre bir işte devam ettirememe ile karakterize olan bir durumdur. Genelde hem dikkat eksikliği hem hiperaktivite durumunun birlikte yoğun olarak bulunmasına karşın bazen hareketliliğin ön planda olduğu, dikkat eksikliğinin geri planda olduğu veya tam tersi olarak dikkat eksikliğinin ön planda olduğu, hareketliliğin geri planda olduğu durumlar olabilir. Aynı zamanda çocuğa hiperaktif diyebilmemiz için hem 7 yaşından önce bazı belirtilerin olması hem de en az iki farklı ortamda bu tablonun görülmesi gerekir. Yani her hareketli çocuğa hiperaktif demek mümkün değildir. Genel olarak eğilim, hareketli çocukların tamamına bu türlü bir tanımlamanın kullanılması şeklindedir. Ama doğru tanı bu durumun tedavisinin önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Yanlış tanı durumunda başka sıkıntısı olan çocuklar hiperaktivite tedavisi ile oyalanmaktadırlar. DEHB'nin Nedenleri DEHB'nin ortaya çıkma nedenleri tam olarak bilinmemektedir. En fazlabulgu düşük doğum ağırlığı, gebelikte X ışınlarına maruz kalma ve gebelikte kullanılan alkol-sigara-kafein kullanımı üzerine yoğunlaşmaktadır. Doğum sonrasında ise; beyinde meydana gelen herhangi bir zedelenmenin, yaşanan kronik bir korkunun eya duygusal problemlerin de DEHB gözlenmesine neden olduğu belirtilmektedir. DEHB'ye Neler Neden Olmaz ? -Çok fazla TV seyretmek, -Beslenme alışkanlıkları ve/veya bozuklukları, -Alerjiler, -Aşırı ya da az şeker tüketimi, -Kalitesiz, yetersiz ev yaşantısı, -Olumsuz okul yaşantıları. Yapılan araştırmalarda yukarıda belirtilen durumların DEBH ile bir ilişkisi bulunamamıştır. Gerçekte birçok yaşantı veya durum çocuklarda DEBH davranış örüntüsüne benzer davranışların sergilenmesine neden olabilir. Yaşanan herhangi olumsuz kronik kimi yaşantılar çocukların davranışlarına yansıyabilir ve bu tür davranışların ortaya çıkmasına neden olabilir. Normalde keyifli, çalışkan ve uyumlu bir çocuk, yaşadığı bir olumsuz yaşantı (ebeveyn veya bir yakının kaybı, fiziksel istismar, ev yaşantısında olumsuzluklar vs.) sonrasında oldukça dikkatsiz, ilgisiz, hareketli, hırçın, huysuz ve disiplinsiz hale gelebilir ve bu davranışlar uzun süre devam edebilir. Öğrenme güçlüğü olan ya da gelişimsel olarak öğrenmeye, okumaya ve yazmaya hazır olmayan bir çocuk sınıf ortamını bozar, disiplinsiz davranışlar sergiler, arkadaşları ile aynı performansı gösteremediği ve öğrenemediği için hırçınlaşabilir. Ancak bu gibi örneklerde DEHB tanısından söz edilemez. Bu gibi durumlarda ayırıcı tanı için öğretmenlerin gözlemleri ve yaşantıları çok önem taşımaktadır: Dolayısıyla okullarda rehberlik merkezlerinden ve sağlık kurumlarının ilgili bölümlerinden yardım alınmalıdır. Bu sorunun üç temel belirtisi vardır bunlar;dikkat eksikliği ,aşırı hareketlilik ve dürtüselliktir. 1- Aşırı Hareketlilik (Hiperaktivite) Aslında her çocuğun hareketli olması beklenir. Çocuk koşar, düşer ve gürültü çıkararak oynar. Bunların hepsi doğal karşılanabilir. Ancak DEHB'da ise çocuğun hareketliği aşırıdır ve yaşıtlarıyla kıyaslandığında farklılık hemen anlaşılır. Genellikle bu çocuklar bir motor tarafından sürülüyormuş gibi sürekli hareket halindedirler. Bitmek tükenmek bilmeyen bir enerjileri vardır. Yükseklere tırmanır, koltuk tepelerinde gezer, ev içinde koşuşturur ve dur sözünden anlamazlar. Sakin bir şeklide oynamayı beceremez, bir süre sakin bir şekilde oturamazlar. Oturmaları gereken durumlarda ise elleri ayakları kıpır kıpırdır. Çok konuşur, iki kişi konuşurken sık sık lafa girerler. Masanın başında oturamaz, dolayısıyla derslerini uygun mekanlarda çalışamazlar. 2-Dikkat Eksikliği Çocukta dikkat kusuru özellikle eğitim hayatının başlamasıyla belirgin hale gelir. Okul öncesi dönemde de her şeyden çabuk sıkılan ve bıkan bu çocuklar, oyuncaklardan dahi sıkılıp kısa bir süre sonra onları parçalamayı tercih ederler. Okulun başlamasıyla birlikte öğrenmeye karşı ilgisizdirler. Ödev yapmayı sevmez, anne/baba ve öğretmenin zoruyla ödev yaparlar. Ödevleri yapmakta hayli zorlanırlar. Masanın başına oturamaz, otursalar dahi çeşitli bahaneler uydurarak (tuvalete gitme, su içme gibi) sık sık masa başından kalkarlar. Anne /babayı ders çalışırken sürekli yanlarında isterler. Üzerine aldıkları bir işi sürekli bitirmekte zorlanır, bir işi bitirmeden hemen diğerine geçerler. Kendileriyle konuşulduğunda sanki konuşanı dinlemiyormuş görüntüsü verirler. Bir komutu birkaç defa söyledikten sonra yerine getirirler. Dikkat eksikliği okul öncesi dönemde pek fark edilmeyebilir. Ancak bu çocukların bir kısmı ders dışı işlerde de çabuk sıkılma belirtileri gösterirler. Ev içinde günlük yapmaları gereken işler konusunda sorumluluk almak istemezler. Genellikle dağınıktırlar ve kurallardan hoşlanmazlar. 3-İmpulsivite (Dürtüsellik) Sonunu düşünmeden eyleme geçme olarak tarif edilebilecek olan impulsivite, bu çocukların uyumlarını bozan en ciddi belirti kümesidir. Sabırsızlıkları, sırasını beklemekte güçlük çekmeleri ve yönergeleri dinlemeleri tipik özellikleridir. Sonuçta kendisi ve çevresindekiler için zararlı olabilecek fevri hareketleri ve sınır tanımadaki zorlukları davranış sorunlarının ilk habercileri gibidir. Yaşıtlarıyla birlikte olduklarında olaylara aşırı tepki vermeleri ve fiil ve sözle arkadaşlarını rahatsız etmeleri nedeniyle toplum içinde istenmeyen adam ilan edilirler. DEHB'nun en sık belirtileri nelerdir? Aşırı hareketlilik Yerinde oturmada güçlük Çok konuşma Dikkatini sürdürmede güçlük Dikkatin kolay dağılması Sıklıkla bir şeyler kaybetme Sınıfta sorulara sırasını beklemeden cevap verme Yönergeleri takip etmede güçlük Sessizce oynamada güçlük Oyunlarda sırasını beklemekte güçlük Bir etkinlikten diğer etkinliğe kayma Sıklıkla araya girme, sözünü kesme Sıklıkla ne söylendiğini dinlememe Tehlikeli etkinliklerle uğraşma Çocuğumuzu Olumlu Davranışlara Nasıl Yönlendirebiliriz? Çocuklarınız davranışlarını kontrol edemiyorsa; o zaman bu davranışları onlar için, "Siz şekillendirmelisiniz." İyi Davranışları Övün Başlarda, beklediğinize azıcık yakın olan davranışları bile övün. Ufak şeylerle başlayın; örneğin: "verilen bir işi doğru yapma" ya da "siz telefonda konuşurken sessiz kalabilme" gibi. Diğer çocuklar için "normal" sayılabilecek davranışları da övün; örneğin: "uyarılmadan ödeve başlamak gibi." Davranış doğru olarak her tekrarlanışta övgünüzü belirtmekten çekinmeyin. Açık ve anlaşılabilir konuşun. Böylece çocuk, hangi davranışının ne sebeple övgü aldığını anlayabilsin ve tekrarlama isteği duysun; örneğin: "Bu sabah pek usluydun." yerine, "Bu sabah gürültü yapmadığın ve biraz uyumama izin verdiğin için teşekkür ederim." Ödüllendirin Çocuğunuzu başını derde sokmadığı için ödüllendirmeyin ancak doğru davranış sergilediğinde ödüllendirin. Rahatsız Edici ama Zararsız Davranışları Görmezden Gelin Nelerin zararsız olduğuna karar verin ve onları görmezden gelin. Rahatsız edici davranışların aksini yaptığında övün; örneğin: Eğer çocuğunuz kapıları çarpıyorsa ve siz de bunu görmezden gelmeye karar verdiyseniz, kapıyı çarpmadığında, "Kapıyı yavaşça kapadığın için teşekkür ederim." demelisiniz. Zaman Çizelgesine Bağlı Kalın Organize olamayan çocuğunuzun, gün içinde yapacağı şeyler için değişmeyen bir zaman çizelgesine ihtiyacı vardır, hergün aynı zamanda yemek yemek, uyumak ve ödev yapmak gibi. Çocuğunuzla Konuşurken Olumlu Kelimeler Kullanın Son bulmasını istediğiniz davranışı tekrarlamayın. Örneğin: "Onu derhal buradan çıkar!" yerine, "Lütfen yemeğini mutfakta ye." demelisiniz. İstenmeyen Davranışların Bir Bedeli Olsun Dikkat Eksikliği ve/veya Hiperaktivite Sendromu olan bir çocuk için sebep sonuç ilişkisini kavramak diğer bir çocuğun bunu kavramasından çok daha fazla önem taşır. Sakın acımasız cezalar vermeyin. Odasına yollayın, kazanmış olduğu haklarında kısıntı yapın ya da anlaşma yoluna gidin. Ama asla kurallarınızdan ödün verip sözünüzden dönmeyin! Eğer istenmeyen davranışlar, zaman zaman tepki verilmeyerek ödüllendirilirse (yani çocuk istediğini elde ederse) iş bir kumarbazın kumar oynama tutkusu gibi alışkanlık yaratacaktır, çünkü çocukta daima "ya bu sefer de görmezden gelinirse" düşüncesi yerleşecektir. Sonuçlar, anında harekete geçirilmelidir. Çocuğunuzun söylediğinize tepki vermesi için otuz saniye tanıyın, yapmazsa hemen sonucunu uygulayın. Eğer yapılmasını istediğiniz şeyi birden fazla tekrarlarsanız o zaman çocuğa sözünüzü dinletmek için başka şeyler de yapmanız gerektiğini öğretmiş olursunuz, örneğin: lafınızı dinletmek için yerinizden kalkmak gibi. Tek Bir iş Verin Çocuğunuza isteğinizi bir kez de kendi ağzıyla tekrarlatın, işi bitirmesini bekleyin ondan sonra diğer bir iş verin. Söylenmeyin, Harekete Geçin! Çocuğunuzun istenmeyen bir davranışta bulunduğu zamanlar; üzülmek, bahane yaratmak, moral vermek ya da "bir şans daha tanımak" zamanı değildir. Çocuğunuza hangi kurala uymadığını ve bunun sonucunda ne olacağını açıklayın. Hayatımızı kolaylaştıracak çözümler her zaman vardır.İşte bunlar kısaca: Hayatımızı Kolaylaştırmak İçin Basit Çözümler Anne baba olarak, hepimizin en büyük amacı çocuğumuzun özel yeteneklerini geliştirmektir. 1. Çocuğunuza amacına yönelik seçenekler önerin ve kendi başına bir seçim yapması için cesaretlendirin. 2. Olumlu sonuçlar istiyorsanız olumlu yaklaşımlarda bulunun. 3. Sorun yaşanan durumlarda, kısa dönem unutkanlığın üstesinden gelebilmek için "hatırlatıcı" ipuçları kullanın. 4. Değişiklik yaşanacağı zaman, çocuğunuzu önceden uyarmayı unutmamalısınız. 5. Soğukkanlılığınızı kaybetmemelisiniz. Herkesin sabrının bir sınırı vardır, kendinize bir destek bulun. 6. Kafasını taktığı ya da gereğinden fazla tekrarladığı hareketler konusunda, sizinle konuşmasının normal olduğunu ona aşılamaya çalışmalısınız. 7. Fiziksel yan etmenlere önem vermelisiniz. Bütün bunlara ek olarak, aklınızdan çıkarmamanız gereken en önemli nokta; kendi kendinize iyi davranmazsanız, çocuğunuza da iyi davranamayacağınızdır. Kendinizi iyi bir ebeveyn olamadığınızı düşünerek asla suçlamayın. Yaptığınız işin, dünyadaki en zor ve stresli işlerden biri olduğunu unutmayın. Yetişkin hayatlarında başarılı olmuş pek çok insanın çocukluklarında Dikkat Eksikliği Sendromu olduğunu daima hatırınızda tutun ve sevginiz ve inancınızla, çocuğunuzun ilginç ve mutlu bir insan olabilmesi için tüm becerilerini kullanabilmesine yardımcı olmaya çalışın.

Bugün 1 ziyaretçikişi burdaydı!

beslenme

Bilgisayar : Bilgisayarı tanıyarak başladığımız derste el-göz koordinasyonuna ilişkin çalışmalar yapıyoruz. Bunun yanı sıra öğrendiğimiz kavramları pekiştirici oyunlar oynayarak tüm bilgileri kalıcı hale getiriyoruz. *Ayrıca ayda iki kez okulumuzdaki sinema sisteminde Çocuk Sinema günleri yapıyoruz.

ULAŞIM : Öğrencilerimiz okulun servis araçlarıyla, servis hostesleri eşliğinde güvenli bir şekilde evlerinden alınır, okul çıkışı yine aynı araçla evlerine gönderilir. Servisimizde her koltukta emniyet kemeri mevcuttur. Çocuklarımız aile dışında kimseye teslim edilemez.

GÜVENLİK : Çocuklarımızı daha dikkatli ve etkili gözlemleyebilmek için her odaya güvenlik kamerası yerleştirdik. Ayrıca çocuklarınızı internet üzerinden sizlerde izleyebilirsiniz. Binamız içerisinde bulunan özel alarm sistemi ile itfaiyeye , ambulansa ve karakola tek bir tuşa basılarak bağlı bulunmaktayız.Ayrıca yangın çıkışı ve yangın alarmı bulunmaktadır.Tüm zeminlerde anti bakteriyel özel malzemeler kullanılmıştır.Merdivenlerimiz ve camlarımızda güvenlik kapıları bulunmaktadır.Sınıf içi ve merdivenlerimiz kaymaz zemin ile döşenmiştir.

YEMEK ZAMANI : Süper Çocuk Kreşi olarak ,miniklerimizin sağlıklı gençler olabilmeleri için beslenme konusunda tıpkı anneler gibi titiz davranıyoruz,elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Çocuklarımız için kahvaltılar ve yemekler özel mutfağımızda bulunan deneyimli aşçılarımız tarafından bünyemizde hazırlanmaktadır. Yemek listemiz çocuklarımızın günlük alması gereken kalori ihtiyacı ve enerji miktarı hesaplanarak hazırlanıp onların zevkle yiyebileceği şekilde sunumu yapılmakta ve çocuklarımıza severek ayırt etmeden yeme alışkanlığını kazandırmayı hedeflemektedir.Yemek Listemiz aylık bültenimizde ailelerimize iletilmektedir. Pişirilen yemeklerimizde katı margarinler kullanılmamaktadır. Yemek listelerimizin hazırlanmasında dengeli beslenmeye gösterilen özenle sebze, protein ve karbonhidrat içeren besinlerin kullanımına dikkat edilmektedir. Sabah ve akşamüstü kahvaltıları mutfağımızda hazırlanmakta ve öğünlere eşlik eden sıvılar çocuklara yararı olan bitki çayı, süt ve meyve suları olarak sunulmakta olup kola türü asitli içeceklere yer verilmemektedir. Hijyen her gün temizlik elamanımız tarafından sağlanmaktadır.

hüseyin tunç
Bu web sitesi Bedava-Sitem.com ile ücretsiz oluşturuldu. Siz de kendi web sitenizi ister misiniz?
Ücretsiz kayıt ol